İZMİR İL KÜLTÜR VE TURİZM MÜDÜRLÜĞÜ

KİRAZ



Kiraz

 

KİRAZ ADI NEREDEN GELİYOR?

Bölge, tarih boyunca çeşitli medeniyetlere beşiklik etmesi sebebiyle, değişik isimler almıştır. Bu bölümde özetleyerek verilecek, detaylı bilgi ayrıca bölümler içerisinde anlatılacaktır.

Klaos/Kleos: M.Ö.8. yüzyılda İonlar, "Kışın sert soğuktan koruyan Kışlık Barınak" anlamına gelen “Klaos/Kleos”  ismi vermişlerdir.

Kilas/Kilos: Bizans döneminde, "Çanak ova" anlamına gelen "Kilas/Kilos” ismi verilmiştir.

Kilbis/Kilbis Vadisi: M.S. 2.yüzyılın sonlarında “Kilbis” olarak anılıyordu.

Koloe/Kolose: M.S. 2. yüzyıl sonlarında, Bizans Döneminde “Koloe/Kolose” adı veriliyordu. Luwi dilinden gelme Koloe adı, Helen ağzına uydurulmuş Kolose olarak söylenmiştir..

Keles/Kelas/Kilas: Osmanlı Döneminde, "Keles/Kelas/Kilas" ismi kullanılmıştır.

Kiraz: Türkiye Cumhuriyeti Döneminde 1948 yılında ilçe olan Keles’e  "Kiraz" adı verilmiştir.

ANADOLU’DA KELES İSMİ

“Keles” in, Kazak Dili’nde bir kertenkele türünün, Çağatay Türkçesi’ nde de  bir sincap türünün adı olarak kullanıldığı kaynaklarda ifade edilmektedir.

Keles, Sir Derya bölgesinde kullanılan bir ad olup, bu ad o yörede yaşamaktayken, daha sonra Anadolu’ya göçerek, Batı Anadolu’ya Bizans sınırına yerleşen Kayı Boyu’na mensup Türkler tarafından getirilmiş bir isimdir.

Ayrıca; Oğuzlar’ın “Keles” adlı bir oymağının bulunduğu da bilinmekte olup Osmanlı dönemine ait 16. yüzyıl tahrir defterlerinde Aydın Livası dâhilinde “Keles” adlı yörük cemaatinden bahsedilmektedir.

KİRAZ TARİHİ:

ANTİK ÇAĞDA KELES/KİRAZ YÖRESİ (M.Ö.3500-M.S.375)

Küçük Menderes Havzasında (Yani Keles/Kiraz yöresinde de) insanlık kültürü M.Ö. 6500 ya da 6000’li yıllarda Erken Neolitik Dönemde başladığı anlaşılmaktadır. Burada Ön-Türkler tarafından oluşturulan küçük beyliklerin, “Assuwa Konfederasyonu”nu meydana getirdikleri de son araştırmaların ışığında iddia edilmektedir. Bu havzadaki Limontepe Höyüğü, Hacılar Höyüğü, Muğla mağara resimleri üçgeninin yaklaşık orta kesiminde, şu anda İzmir’e bağlı Kiraz, Beydağ, Ödemiş ilçeleri de yer almaktadır.

Yukarı Küçük Menderes Havzası doğusunda Kelbianon ovasındaki halkın Antik Çağda en büyük yerleşim yeri Koloe (Kiraz) idi.

Ön-Türklerin ölülerini gömdükleri Kurganlardan (Kişisel Mezarlar); Keles/Kiraz, Beydağ ve Ödemiş yöresinde yüzlerce bulunmaktadır. İtalya’ya (M.Ö.XIII.yy) göçmüş olan Türk asıllı Etrüskler de ölülerini Kurganlara gömmüşlerdir.    

Keles/Kiraz yöresi Antik Çağ’da sırasıyla; Hitit egemenliğinde 600 yıl, İon egemenliğinde 700 yıl, Frigya egemenliğinde 500 yıl, Lidya egemenliğinde 160 yıl, Pers egemenliğinde 212 yıl, Makedon Krallığı egemenliğinde 77 yıl, Suriye Krallığı egemenliğinde 100 yıl, Bergama Krallığı egemenliğinde 55 yıl, Roma İmparatorluğu egemenliğinde 215 yıl, Bizans İmparatorluğu egemenliğinde 913 yıl, Ceneviz egemenliğinde 5 yıl, Selçuklu hâkimiyetinde 237 yıl, Sasa Bey hâkimiyetinde 2 yıl, Aydınoğlu Beyliği hâkimiyetinde 116 yıl, Osmanlı İmparatorluğu hâkimiyetinde 497 yıl ve 86 yıldır da Türkiye Cumhuriyeti egemenliğinde kalmıştır.

Hitit Dönemi (M.Ö.2000-M.Ö.1200)

İon Dönemi (M.Ö.1300-M.Ö.600)

Frigya Dönemi (M.Ö.1200- M.Ö.700)

Lidya Dönemi (M.Ö.700-M.Ö.540/546)

Pers Dönemi (M.Ö.540/546-M.Ö.334)

Helenistik Dönem (Makedon Kralı Büyük İskender Dönemi (M.Ö. 334- M.Ö. 282)

Suriye (Seleukos) Krallığı Dönemi (M.Ö.281-M.Ö.180)

Bergama Krallığı Dönemi (M.Ö.188-M.Ö.133)

Roma İmparatorluğu Dönemi (M.Ö.129-M.S.395)

Kadın Deresi, Bozdağ’ın güneyinden doğar, Dokuzlar, Çatak, Yeşildere, Saçlı ve Karabağ köylerinden geçerek diğer derelerin de katılımıyla Küçük Menderes’i oluşturur. İşte Kadın Deresi’nin antik adı Kelbos/Kilbos idi. Bu derenin de aktığı Küçük Menderes’in suladığı Keles/Kiraz ovası tarihte Kelbia, Kelbianon, Kilbianon olarak adlandırıldı; Kelbos/Kelebos/Kilbos/Kilbia olarak da telaffuz edildi. Kadın Deresi’ne verilen Kelbos adının; Kela isminden türetildiğini, Kela’nın “Güzel geçit” anlamına geldiğini ve bunun sonuna da yer anlamına gelen “–assa “ eki getirilerek, Kelassa “Güzel geçitteki yerleşim yeri” olarak kullanıldığını da iddia eden tarihçiler vardır.

Bizans İmparatorluğu Dönemi (395-1308): M.S.395 yılında Roma İmparatorluğu; Doğu ve Batı Roma (Bizans) olmak üzere ikiye ayrılınca, Keles/Kiraz yöresi Bizans’ın egemenliğine girdi ve 913 yıl kaldı. Romalılar zamanında gelişen Koloe (Keles/Kiraz), hemen güneyindeki komşusu Palaiapolis (Beydağ) ile birlikte “Kilbianoi” adıyla ortak sikke bastırmıştı. Koloe kenti, bugünkü Kiraz’ın bulunduğu yerde değil, onun 2 km. kuzey-batısındaki Hisar Köyü’nde idi. Hisar’da görülebilen tek tarihî eser, gösterişli bir ortaçağ Kalesi’dir.

Ceneviz Dönemi. Cenevizliler, 1071-1078 yılları arasında Bizans İmparatoru olan Mikhail VII (1059-1078)’ye yaptıkları yardımların karşılığında, İzmir limanı ve çevresinde geniş imtiyazlar elde ettiler. Keles/Kiraz yöresi, 5 yıl kadar da denizci Ceneviz egemenliğinde kalmış, sonra yine Bizans hâkimiyetine girmiştir.

KİRAZ YÖRESİNDEKİ TARİHİ YERLER

İlçemizde, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından yapılan inceleme ve araştırma sonucunda; Kaleköy Antik Kent Kalıntısı (Gymnasium ve tonozlar), Hisar Köyü-Asar (Hisar) Kalesi, Çayağzı Köyü-Yapı Kalıntısı, Sarıkaya Köyü Camii, Tekke Türbesi ve Mezarlığı ile Başaran Köyü- Erenler Tepesi Tümülüsü (Kaya Mezarlığı) SİT alanı kapsamına alınmıştır. Ayrıca Yağlar Kalesi, Kayacık Hisar Kalesi, Dokuzlar Yılanlı Kale, Merkezdeki Aydınoğlu İsa Bey Camii (Ulu Cami), Suludere Camii ve Hamamı, Şemsiler ve Karaburc köylerinde bulunan (Tümülüsler) kral mezarları, Haliller Köyündeki Çeşme, bu köye bağlı Vakıflar Mahallesindeki Türbe ile Cevizli Köyündeki Cami ve Çeşmede önemli eski eserlerdendir.

Eski medeniyetlerin izlerini taşıyan eserler, yöre halkı tarafından zaman zaman izinsiz ve kaçak kazılarla çıkarılmakta ve satılmaktadır. Bazıları da Ödemiş Müzesi’ne teslim edilerek, orada sergilenmektedir.

KALEKÖY ANTİK KENT KALINTILARI

Kale Antik Kent -Gymnasium 

Kaleköy/Antik Kent’teki Gymnasium (Kale olarak bilinen), Tonoz (Tolaz) resimlerine bakıldığında rahatça görülecektir ki Kale kalıntılarındaki yarım kavisli tonoz yapı tekniğinin kullanılmış olması, bu eserin Geç Roma/Erken Bizans döneminde yapılmış olma ihtimalini güçlendirmektedir. Kaleköy Kent Kalıntılarının büyük bölümü üzerinde, bugünkü modern Kaleköy bulunmaktadır. Kente ait gymnasium (Kale), büyük oranda günümüze kadar sağlam olarak gelebilmiş tek yapıdır. Yerleşim alanının gymnasiumun çevresi ile doğudaki eğimli tepeler ve ova arasında eğimli arazide yoğunlaştığı görülmüştür. Bu alanda gymnasıumun yanı sıra tonozlu yapılar ile temel kalıntılarına rastlanmaktadır. Kente ait nekropol alanının, köy mezarlığının güney yönünde, Kaleköy-Haliller Köy yolu istikametinde yolun iki tarafında geniş bir alana yayıldığı ve bu alanda tahrip edilmiş mezar odalarının bulunduğu görülmektedir. Ayrıca yerleşim alanı ile mezarlık alanı birbiri içine girmiş haldedir.

Kaleköy/Kale Antik Kenti ve çevresi, Kültür ve Turizm Bakanlığı İzmir I Numaralı Kültür ve Tabiat Varlılarını Koruma Kururlu (TVKK)'nun 18.02.1999 tarih ve 7780 sayılı kararı ile II. Derece Sit Alanı olarak tescil edilmiştir.

Hisar Köyü-Asar (Hisar) Kalesi

Kiraz İlçesi Hisar Köyü Köyiçi Mevkiindeki Asar Kalesi surları, köy iskânı içinde kalmış ve birçok yapılar sur duvarlarına yaslanmış durumdadır. Kalenin sur ve burçlarından çoğu yıkılmış olup, ayakta kalabilenler ise kalenin güneybatı kısmında bulunmaktadır. Kalenin iç kısmında yoğun bir yapılar grubu bulunmakta, ayrıca mevcut sur duvarlarını dıştan güney doğu yönünde yapılar çevrelemektedir. Gerek içten gerek dıştan bazı yapılar sur duvarlarına bitişik durumdadır. Kale, kaba ve moloz taşlardan harç kullanılarak inşa edilmiştir. Roma-Bizans dönemi eseri olan Hisar Kalesi, Aydınoğlu Beyliği ve Osmanlı Devleti dönemlerinde onarım görmüştür K.K.KARARLARI: G.E.E.A.Y.K.'nun 14.11.1981 tarih ve A-3200 sayılı kararı ile tescil edilmiştir

Başaran Köyü- Erenler Tepesi Tümülüsü (Kaya Mezarlığı)

Kiraz İlçesi, Başaran Köyü sınırları içerisinde Erenler mevkiinde yer almaktadır. Yükselti çevresinde geç döneme ait düzensiz taşlar ile yapılmış mezarlar mevcuttur. Erenler mevkiinde bulunan bu mezarlık ile köy mezarlığının antik devirden bu yana kullanıldığı düşünülmektedir. Mezarlık alanı muhtelif zamanlarda kaçak kazılarla tahrip edilmiştir.

Erenler Tepesi Tümülüsü, Kültür ve Turizm Bakanlığı İzmir I Numaralı Kültür ve Tabiat Varlılarını Koruma Kururlu (TVKK)'nun 22.07.1999 tarih ve 8077 sayılı kararı ile SİT Alanı olarak  tescil edilmiştir.                     

ÇAYAĞZI KÖYÜ TARİHÎ ESERLERİ

Çayağzı Köyü-Elbi Mahallesi Baratta/Baretta Antik Kenti

Şimdiki Çayağzı Köyü’ne bağlı Elbi Mahallesi’nin bulunduğu yerdeki antik yerleşimin adı Baratta/Baretta idi. Ön-Türkçe’de, “bar=büyük”, “atta=baba,ata” anlamlarına gelmektedir. Baretta/Baradda, “Büyük Ata”  anlamına gelir. Daha sonra adı Elbi olarak değişmiştir. “El=halk”, “Bi=bey” ve “Elbi=Ülkenin Beyi, Beyin Halkı” gibi anlamlara gelmektedir.  Baratta ile Kilbianon (Keles) ovasındaki diğer şehir Keaia birlikte sikke bastırarak kullanmışlardır. Bizans İmparatoru Marcianus’un 451 yılında İstanbul (Kadıköy) ’da topladığı IV.Ruhban Meclisi’ne Baratta (Elbi) Kilisesi’nin papazı da katılmıştır.

Çayağzı Köyü-Yapı Kalıntısı

Moloz taştan yığma teknikte inşa edilmiş yapı kare planlıdır. Üst örtüsü yıkılmış olmakla birlikte, duvardaki izlerden yapının pandantif geçişlere sahip bir kubbe ile örtülü olduğu anlaşılmaktadır. Muhtemelen dini bir yapı olmalıdır.  İzmir II Numaralı KTVKK'nun 26.01.2006 tarih ve 1770 sayılı kararı ile tescil edilmiştir.                                              

Çayağzı Köyü-Tekke Türbesi ve Mezarlığı

Osmanlı Dönemi eseridir. Çayağzı Köyü, Tarlabaşı Mh. Kırtaş Tepe’de yer alır. Dikdörtgen planlı türbe moloz taştan inşa edilmiştir. Ahşap beşik çatısı Marsilya kiremit kaplıdır. İçinde moloz taşlarla örülü bir mezar vardır. İçinde türbenin yer aldığı geniş bir alana yayılmış mezarlık, yöre halkı tarafından kutsal bir yer olarak kabul edilmektedir. İzmir II Numaralı KTVKK'nun 26.01.2006 tarih ve 1770 sayılı kararı ile tescil edilmiştir.

HALİLLER KÖYÜ TARİHÎ ESERLERİ

Haliller Çeşmesi

Haliller (Halılar) Köyünde kuran Dumanlıoğulları Hüseyin ve İsmail ile Mehmet Ağaların yaptırdığı çeşmenin Vakfiyesi de vardır. Bu vakfiyeye göre; Haliller Çeşmesi, Doğu nişinde yer alan Üçüncü Kitabe’deki bilgilere göre R.1194 (M.1780) yılında yaptırılmıştır..

Çeşmenin Ayrıntılı Tanımı: Depolu, dört yüzlü, kare plân şemasına sahip olan çeşme yüksek bir kaide üzerine inşa edilmiştir. Moloz taştan yapılmış olan çeşme ve büyük ebatlarda olmasından dolayı anıtsal görünüme sahiptir. Şimdiki durumuna bakarak, meydan çeşmesi özelliğinde olduğu söylenebilir. Çeşme onarıma muhtaçtır.

Üçgen alınlıklı üst örtüye sahip olan çeşmenin bütün cepheleri birbirine benzemektedir. Önce dikdörtgen bir çerçeve içine alınmış olan her cephenin hafif sivri kemer formuna sahip nişleri vardır. İki sıra kemer ile bu nişler daha derine alınmıştır. Kemer başlangıçlarına konulmuş taşlarla, bu kısımlara sütun havası verilmiştir. Çeşme üzerine tuğlalarla kirpi saçak uygulaması yapılmıştır. Aynı zamanda Kuzey ve Güney cephelerinde dikdörtgen çerçevenin üzerine iki sıra halinde tuğla dizilmiştir. Cephelere nişlerin içinde, Alt kısımlarda birer lüle bulunmaktadır. Günümüzde be lüleler yok olmuş, suları da akmamaktadır. Yalnızca Doğu yüzünde bulunan çeşmesi çalışmaktadır.

Çeşmenin üç adet kitabesi bulunmaktadır. Bu panolar nişlerin içine ve orta kısımlarına gömülmüşlerdir. İlk Kitabe; Kuzey nişindedir. Mermer üzerine kabartma tekniğiyle yazılmış ve dört sıralıdır. Bu kitabede tarih yoktur. İkinci Kitabe; Batı nişi içindedir, yine mermer üzerine kabartma tekniğiyle yazılmıştır ve dört sıralıdır. Altta tarih yazılıdır ama okunabilecek kadar net değildir. Üçüncü Kitabe; Doğu nişindedir. Kabartma tekniğiyle yazılmıştır ve üzerine R.1194 (M.1780) tarihi yazılıdır.

KİRAZ’DA VAKFİYESİ BULUNAN ESERLER

(208 Nolu Vakıf Defteri’ne Göre,17.-20.Yüzyıllar Arasındaki Eserler)

İnşa Tarihi Belli Olan Eserler:

1-Çömlekçi Köyündeki Mescid-i Şerif (R.1310-M.1894)

2-Haliller Köyü/Dumanlıoğulları Hüseyin ve İsmail’in ve Mehmet Ağaların yaptırdığı Haliller Çeşmesi(R.1339-M.1923) Bazı kaynaklarda tarih olarak R.1193-M.1777 de geçmektedir.

3-Ören Köyünde Kabak Halil Oğlu Mehmet Efendi oğlu Mustafa’nın yaptırdığı Cami-i Şerif. (R.1296-M.1878)

4-Sarıkaya Köyündeki hayırseverlerden Hacı Mehmet Efendi oğlu Hasan’ın yaptırdığı Mescid-i Şerifi. (R.1309-M.1893)

5-Yağlar Köyünde yeniden inşa edilen Cami-i Şerif (R.1331-M.1915)

İnşa Tarihi Belli Olmayan Eserler

1- Akkeçili Köyü/Mahalle halkının yardımlarıyla yeniden yaptırılan Cami

2- Bakası Köyü/ Ebubekir Efendi Camii

3- Çatak Köyü Camii

4- Elbi Köyü Camii.

5- Elbi Köyü/Hacı Süleyman Ağa Oğlu Mehmed’in yaptırdığı Cami ve Muallimhani.

6- Gedik Köyü Cami.

7- Haliller Köyü/ Hasan Kethüdâ Camii

8- İğdeli Köyü/Abdullah Oğlu Ali Camii

9- Kadınderesi Köyü/ Çalık Mahallesinde Kara İsmail Oğlu Hüseyin Camii

10- Kadınderesi Köyü/Dokuzlar mahallesinde yaptırılan Cami.

11- Karaburç Köyü/Hacı Süleyman Oğlu Hasan Cami.

12- Karaburç Köyü/Hamitzâde Osman Efendi tarafından yaptırılan medrese (okul).

13- Keles/Kiraz Aydınoğlu İsa Bey’in yaptırdığı İsa Bey Cami (Ulu Cami)

14- Keles/Kiraz Gazi İsa Bey vakfı.

15- Saçlı Köyü Camii.

16- Şamend(Şemetler) Köyü Mescidi.

17- Sarıpınar Köyü/Halkın yardımlarıyla yenden yaptırılan Camii.

18- Sarısu Köyü/Yeniden yaptırılan Ozan Camii.

19- Sırımlı Köyü Cami.

20- Suludere Köyü Camii.

21- Umurcalı Köyü Camii.

22- Umurköy/Tombullar Mahallesi Mescidi.

kiraz halkoyunukiraz kadınkiraz isa beykiraz meydankiraz molla hasan murat bey
musa bey pazaryeripazaryeri2pazarda oyalar3kiraz sarıkaya kiraz suludere1kiraz suludere5kiraz şelale3kiraz yemekler kiraz gece1kiraz bozdağkiraz kale6kiraz isa bey eskkiraz kale7kiraz kale8kira kale9kiraz şelalekiraz kütüphane