İZMİR İL KÜLTÜR VE TURİZM MÜDÜRLÜĞÜ

ALİAĞA

ALİAĞA ADI NEREDEN GELİYOR?

Sultan IV. Murat, Bağdat Seferi sırasında kendisine yardımda bulunan kişileri beraberinde getirmiş ve bu kişilerden bir kısmına Batı Anadolu’da topraklar vermiştir. Bunlardan Abdülkerim Ağa’ya  Aliağa yöresini bağışlamıştır. Abdülkerim Ağa’nın ölümünden sonra toprakları oğulları arasında paylaşılmış ve bugünkü Aliağa yöresi Çelebi Bey ile Ali Ağa’ya kalmıştır. Ali Ağa, burada büyük bir çiftlik kurmuş ve yöre “Aliağa” ismiyle tanınmıştır.

İlçenin adı ile ilgili bir hikâye de şöyledir: Çiftliğin sahibi Ali Ağa, İstanbul’da bir suç işler ve ölüme mahkûm edilir. Avustralyalı Baltacı Edwars (sonradan Müslüman olmuş ve Kenan adını almıştır) onu bu cezadan kurtarır. Bunun üzerine Ali Ağa, çiftliğin adını değiştirmemek şartıyla, çiftliğini Edwars'a bırakır. Edwars, buraya üç katlı bir malikâne yaptırır.

Ali Ağa’nın soyundan gelen, Çelebi Ağa, Kerim Ağa, Kuzu Bey, Hüseyin Ağa (Hasan Ağa soydan kalan tek kişidir) sülaleleri Bergama, Bölcek Köyü, Turanlı, Alibey ve Çandarlı gibi yerlere dağılmıştır.

aliaa  

ALİAĞA TARİHİ

Antik Dönem:

İyonya Göçü’nden sonra, Eolia ve İyonya bölgesinde Grek kolonileri kurulmuştur. Anadolu’nun Persler tarafından istilası sırasında, bu kentlerin büyük bir kısmı Perslerin egemenliğine girmiştir. Daha sonra bu kentler sırasıyla Makedonya, Pergamon Krallığı, Roma, Bizans ve Araplar. Arapların İstanbul kuşatmaları başarısız olunca Araplar Anadolu’dan çekilmişlerdir.

Komnenler soyu ile Anadolu'da Türk etkisi görülmeye başlandı ve 1071 Malazgirt Savaşından sonra Anadolu hızla Türkleşmeye başladı. Ali Ağa çiftliği bölgesi, 1867’lerden itibaren köy haline gelmiştir.


Cumhuriyet Dönemi:

I. Dünya Savaşı’ndan sonra Yunanlılar, 15 Mayıs 1919’da İzmir’e asker çıkardıklarında Aliağa’da yaşayan halk buradan ayrılmış ve yerlerine Midilli Adası’ndan gelen Rumlar yerleşmiştir. Aliağa, 9-10 Haziran 1919’da Yunan işgaline uğramıştır. Düşmanın 9 Eylül’de, İzmir’de denize dökülmesinin ardından Türk Ordusu, 13 Eylül 1922 günü Aliağa Çiftliğine gelir. Aliağa Çiftliğindeki Yunan birlikleri ve yerli Rumlar bölgeyi boşaltırlar. 

Kurtuluş yılından 1,5 yıl sonra, 1924'te Yunanistan'dan “Mübadele” yoluyla gelen Türk göçmenler yerleştirilmiştir. Göçmenler bu topraklara yerleştikten sonra, Aliağa Çiftliği Cumhuriyet döneminin bucak merkezlerinden biri olmuştur. 1951-1952 yıllarında Aliağa'ya Bulgaristan ve Yugoslavya'dan yeni göçmenler gelmiştir. Yeni gelenler, Aliağa'nın mahallerinde kendilerine yer buldular. Bu tarihlerde nüfus birden artınca 1952 yılında Aliağa'da belediye teşkilatı kurulmuştur.

1970'li yıllarda hızlı bir gelişme vardı. İşleri yürütmek üzere müteahhitlerle birlikte, teknik eleman ve iş arayanlar Aliağa'ya akın etti. Nüfus sürekli artıyor, ekonomik yaşam giderek canlanıyordu. 14 Ocak 1982 tarihinde Aliağa beldesi ilçe olmuştur. Kasaba ilçe statüsüne yükselince, yeni idareci ve memurlar atandı.


ALİAĞA’DAKİ TARİHİ YERLER:

Aliağa’nın bulunduğu yöre, eski bir yerleşim alanıdır. Antik Çağ’da Eolis denilen bu bölgede;  Kyme, Myrina, Aigai (Nemrutkale), Gryneion (Gyrna) ve Pitane (Çandarlı) gibi antik kentler kurulmuştur.

Kyme:  

12 Aiol Kenti arasında, en büyüğü olan Kyme Kenti, Aliağa Çakmaklı Köyü yakınlarındadır.

Kyme, bir liman kenti olmasının yanı sıra, para bastıran ilk şehirlerdendir. İlk basılan sikkelerde  at başı figürünün bulunması dikkat çekmektedir. Bizans ve Ortaçağ Dönemleri’ne ait detaylı bilgi olmamakla birlikte, bulunan az miktardaki kalıntılar Aliağa’nın bir kardinalin ikamet yeri olduğuna işaret etmektedir.  

Bölgede ilk incelemeler, 19.yüzyıl sonlarında Myrina yakınlarında kazılar yapmakta iken Kyme’de de deneme çukurları açan Reinach tarafından başlanılmış; yapılan kazılarda bir nekropol ve Arkaik Dönem’e ait birkaç taş heykel bulunmuştur. Gerçek anlamdaki ilk arkeolojik kazı, Prag Üniversitesi’nden A. Salaç başkanlığında yapılmış ve kazılar sırasında tapınak, portik ve evler ele geçmiştir. Kyme’nin kalıntıları diğer kentlerin kalıntılarında olduğu gibi yağmalanmış; taşlar yöredeki kent sakinleri tarafından yeni yapıların yapımında kullanılmıştır. Bu nedenle de ünlü Kyme kentinden günümüze pek az kalıntı gelebilmiştir.

1980 yılından itibaren İzmir Arkeoloji Müzesi’nin yapmış olduğu çalışmalarda Agora ve çevresindeki yapılar gün ışığına çıkarılmış, sur kalıntılarından geriye kalan yerin yakınında mozaik ile örtülü zemini olan bir oda ele geçirilmiştir. 1986 yılından itibaren Catania Üniversitesi’nden Prof. Dr. Sebastiana LAGONA başkanlığında yürütülen çalışmalarda,  Kyme’de Arkaik, Helenistik, Roma ve Bizans Dönemlerine ait önemli kalıntılar bulunmuştur. Bu çalışmalarda ilk kez Arkaik Dönem yerleşim yapılarına rastlanmıştır. Kyme Kenti’nde sürdürülen çalışmalar sırasında Roma dönemlerine ait agora, tiyatro, sıcak su kaplıca hamamı, sarnıçlı tüccar evi, su kemeri, sütunlu yol ve kale duvarları, atık su, fosseptik ve lağım sistemi, sayısız amfora kalıntıları ve denize 150 metre giren liman kalıntıları gibi çok sayıda bulgu ortaya çıkartıldı.

 

  KYME ANTİK KENTİ

Myrina:

Aiolis bölgesinin önemli bir kenti olan Myrina, doğa ile iç içe yaşayan bir antik kenttir. Anadolu’nun Pers istilasına uğradığı yıllarda, M.Ö. 475 de Xerkes bu kenti Gongylos’a vermiştir. Myrina, M.Ö. 334’de bütün Aiol devletleri gibi Büyük İskender’in egemenliğini kabul etmek zorunda kalmış, onun ölümünden sonra M.Ö. 188’de Bergama Krallığına katılmıştır. Myrina’nın toprak üstü kalıntılarının büyük çoğunluğu yakınındaki diğer kentlerin yapımında kullanılmış ve şehir bütünüyle yok edilmiştir. Bu yüzden de liman taşları dışında kentin mimari parçaları günümüze ulaşmamıştır. Toprak üstü kalıntılarının yok denecek kadar az ancak keramik parçaları ve terrakota heykelciklerinin çevrede yaygın oluşu araştırmacıların dikkatini buraya çekmiştir. Böylece Myrina pişmiş toprak heykelcikleriyle tanınmıştır.

Gryneion:

Apollon mabedi ile ünlü kentin kuruluşu kesin olarak bilinmemektedir. Gryneion’un tarihte ilk kez ismi M.Ö. 5. yüzyılda Atina Deniz Birliğinin üyesi olarak geçmiştir. M.Ö. 5. yüzyılın sonunda Peloponnessos savaşlarında Sparta’ya yenilen Atina, Anadolu’daki gücünü Perslere kaptırmıştır. Perslerin yöredeki üstünlüğü M.Ö.335’e kadar sürmüştür. İskender, Anadolu seferine çıkmadan önce komutanı Parmeion’u ön hazırlık ve köprübaşı kurması için göndermiş, Parmeion ani bir baskınla Gryneion’u ele geçirmiş, kenti yakıp yıkmış ve kentin halkını da esir almıştır. Roma çağında kent iyice sönükleşmiş, Myrina’ya bağlı bir tapınak yeri durumuna düşmüştür. Artık tarihte burası kehanet yeri olarak kabul edilen  Apollon tapınağı ile anılmaya başlamıştır. 

Aigai:

Heredot’un andığı 12 Aiol kentinden birisiydi. M.Ö. 1100 yıllarından itibaren Ege’nin kuzeyini kolonize eden Aiollar tarafından kurulmuştur.  Bölgede M.Ö VI. yüzyıl anıtlarından kalmış sütun başları görülmektedir. Agorası yamaca kurulmuş, doğusu çok iyi durumda, orta katı depo, alt katı ise dükkânlar olarak düzenlenmiştir.

AİGAİ ANTİK KENTİ

SOSYAL VE EKONOMİK YAPI:

Nüfusu:

1960’lı yıllarda küçük bir balıkçı köyü olan Aliağa’nın nüfusunda uzun yıllar önemli bir gelişme olmazken, 1980’li yıllardan başlayarak nüfus artışı hızlanmıştır. 2016 yılı Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi sonuçlarına göre nüfusu 91.026 kişidir.

İlçe, Demir-Çelik ve Petro-Kimya sektörünün ağırlıkta olduğu sanayinin kurulmasıyla birlikte hızla gelişerek, 15-20 yıl içinde Ege’nin nüfus çeken bir sanayi merkezine dönüşmüştür. Hızlı sanayileşmesi de hızlı kentleşme, dış göç alma ve nüfusun yoğunlaşmasına neden olmuştur.

1960'lı yılların başına kadar tarımsal yoğunluklu ekonomik etkinliğe sahip olan Aliağa, 1961 Anayasası uyarınca, "Ağır Sanayi Bölgesi" olarak kabul edilince, 1970'lerden itibaren sanayi yoğunluklu ekonomiye dayalı bir karakter kazanmaya başlamış, makro ölçekteki kamu yatırımları olan Petkim-Tüpraş gibi dev sanayi kuruluşlarının bölgemizde kurulmasıyla başlayan sanayileşme hızını arttırarak devam ettirmiştir.

Güzelhisar Barajı:

Petkim ile diğer sanayi tesislerinin su ihtiyacını sağlamak amacıyla Petkim tarafından inşaat montajı yapılmış olup, işletme hakkı D.S.İ.'de olan temel su kaynağıdır. 1981 yılında işletmeye açılmış olup; 158 milyon m³ hacimlidir. Güzelhisar Barajı’ndan; içme, kullanma ve sanayi suyu sağlanmaktadır.

Çakmaktepe Doğalgaz Çevrim Enerji Santralı:

Aliağa Organize Sanayi Bölgesi içinde yer almaktadır. 8 Ekim 2007'de, Çakmaktepe Doğalgaz Çevrim Santralı'nda üretim başlamıştır.


EÜAŞ Aliağa Gaz Türbinleri ve Kombine Çevrim Santralı:

Aliağa Gaz Türbinleri Kombine Çevrim Santrali İtalyan Fiat Avio firmasına yaptırılarak 02.09.1975 yılında işletmeye alınmıştır.

Enka Aliağa (İZMİR) Doğalgaz Çevrim Santralı

Enka Holding ile ABD'li Intergen firmasının ortaklığıdır.

GÜZELHİSAR BARAJI

TURİZM VERİLERİ:

Kültür ve Turizm Bakanlığından Belgeli Konaklama Tesisleri Sayısı:

--Konaklama Tesisleri--(2021)

İşletme Belgeli Tesisler

Yatırım Belgeli Tesisler

TOPLAM

Tesis
Sayısı

Oda
Sayısı

Yatak
Sayısı

Tesis Sayısı

Oda
Sayısı

Yatak
Sayısı

Tesis
Sayısı

Oda
Sayısı

Yatak
Sayısı

ALİAĞA

4

282

564

1

121

242

5

403

806

Turizm İşletme Belgeli Konaklama Tesisleri:

Sınıfı

Adı

Adresi

Telefon
Faks

Web Sitesi - E-posta

**

Dönmez Otel

Hükümet Cad.No: 49

616 16 10 616 22 05

www.hoteldonmez.com

info@hoteldonmez.com

***

Prestij Dönmez Oteli

Kültür Mah. Hükümet Caddesi No:51

617 18 00 617 20 00

www.prestigehoteldonmez.com

info@prestigehoteldonmez.com

***

Hampton by Hilton

Yalı Mah.130 Sokak No:11

610 00 00

610 00 11

Turizm Yatırım Belgeli Konaklama Tesisleri:

Sınıfı

Adı

Adresi

 

Özdenizcilik Otel

 
CLUP ÇEŞME FESTİVAL TATİL KÖYÜ
 

Seyahat Acentası Verileri:

A Grubu Seyahat Acentası

4

ALİAĞA İLÇE HALK KÜTÜPHANESİ:

Adres: Kültür Mahallesi Demokrasi Meydanı No:5 Aliağa, Tel: 0(232) 616 64 08

Kütüphane Kitap ve Okuyucu İstatistikleri: (2021 Yılı)

Kütüphane Adı

Kitap Sayısı

Okuyucu Sayısı

Üye Sayısı

Ödünç Materyal Sayısı

Aliağa İlçe Halk Kütüphanesi

17.571

1281

6565

3201